Türk: İstesek başarabiliriz
Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazıyı Büyüt
Türk: İstesek başarabiliriz
Türk: İstesek başarabiliriz
27.06.2009 14:53:24
Çatı Partisi toplantısında konuşan Demokratik Toplum Partisi Eşbaşkanı Ahmet Türk;
Çatı Partisi toplantısında konuşan DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, sol hareketi Kürt sorununun çözümü karşısındaki tavrından dolayı eleştirerek, “Bir halkın talebi ve kararlılığı varsa mutlaka o gerçekleşecek. Ama bu acılı sürecin sona ermesi konusunda hepimize sorumluluklar düşüyor. Başarabiliriz. Yeter ki isteyelim” dedi.

ANCAK ORTAK ÇABA BU CEBERRUT DEVLETİ HİZAYA GETİREBİLİR

Çatı Partisi Girişim toplantısının açılış konuşmasını yapan DTP Eşbaşkanı Ahmet Türk, güncel gelişmeleri değerlendirdi. Türkiye'nin ihtiyacı olan demokrasi için birlik yaratma arayışı içinde olduklarını belirterek, "Bu çalışmayı yürüten bir parti değiliz katılımcısıyız" dedi. Demokrasi için çaba gösterdiklerini belirten Türk, "Ancak ortak çaba bu ceberut devleti hizaya getirebilir" dedi. Türk, birlik çalışmalarının 29 Mart seçimlerinden sonra yavaşladığını kaydederek, "Ancak gün geçtikçe bu ihtiyaç daha fazla ortaya çıkmaya başladı. Hedefimiz nedir, nasıl bir demokrasi istiyoruz, asgari müşterekler var mıdır? Tabii ki hepimiz sol sosyalist değerlerden geliyoruz. Ezilenlerin kendilerini ifade edebileceği bir siyaset anlayışı görmek istiyoruz. Bir siyasi irade olarak halkı temsil edecek bir noktaya gelmesi geriyor" şeklinde konuştu.

SÜREÇ BİZİ BİRLİĞE ZORLUYOR

Tartışılan demokrasinin de çoğulcu ve katılımcı olması gerektiğini ve demokratik Türkiye'yi hedef alması gerektiğini vurgulayan Türk, bunun için söz konusu çevrelerin asgari müştereklerde buluşması gerektiğini ifade ederek, "Bulaşabileceğimiz çok asgari müşterekler var" dedi. "Süreç bizi zorluyor bu birliği bizlerden istiyor" diyen Türk, statükoculuğun aşılması içinde önemli bir duruş gösterilmesi gerektiğini söyledi. Askeri vesayet tartışmalarına da dikkat çeken Türk, bu vesayetin kaldırılmasının bile tek başına demokratik bir ülke için yeterli olmadığını, herkesim siyaset içinde olması gerektiğini söyledi. Türk, "Eğer Kürtler emekçiler ezilenler siyasetin içinde yer almazsa askeri vesayet kalkar başka bir vesayet gelişir" dedi.

DEĞİŞİM SANCILARI

Türkiye'de yaşanan tartışmaları değişim sancıları olarak niteleyen Türk, statükocuların değişim karşısında direndiğini ifade etti. Türk, bir yandan Ergenekon soruşturması yürütüldüğünü öte yandan Kürt demokratik muhalefeti üzerinde yoğun bir baskı olduğunun görüldüğünü söyledi. "Gerçekten birçok şeyin geliştiği bir süreç tartışıyoruz. Çözüm için çabalar var, siyasetin önünü kesmeye yönelik andıçlarda var gündemde, Ergenekon soruşturmaları sürmekte, öte yandan özgürlük talebi olan Kürtler üzerinde de yoğun baskılar var" diyen Türk, şunları kaydetti:

"Biz geçen hafta grup toplantımızda belgeyle ilgili bir şey çıkmayacağını söyledik. Grup toplantımızda ne demişsek sonuç o şekilde çıkmıştır. Bunu gördük. Bu belgenin gerçek yada sahte olması bir şeyi değiştirmez. Darbeleri yaşadık, post modern müdahaleleri gördük. Bugün ki belge sahte olsa ne olacak, doğru olsa ne olacak? Sahte olsa askerin vesayeti tartışılacak mı? Hayır tartışılmayacak. Çünkü bugün siyasi iktidar vesayet altındadır. 17 bin faili meçhul cinayet yakılan köyler… Bunlar herkesin beleğinde yaşanan olaylardır. Bunun öncülüğünü Ergenekon'da yargılanan subaylar, sivil bürokrasi ve buna destek veren yargıdır. Ergenekon'un ne kadar köklü olduğunu biliyoruz. Bunun sadece askeri ayağı yok, bürokrasi ayağı var, yargı ayağı var. Bu bir çok belge ile kanıtlanmıştır."

GERÇEĞİN ORTAYA ÇIKMASININ PEŞİNDEYİZ

12 Eylül tartışmalarını da değerlendiren ve "Askerler mecbur kaldı" şeklindeki görüşleri hatırlatan Türk, şöyle konuştu:

"Bizim talebimiz sadece Evren'in ve 3-5 komutanın yargılanması değil eğer şeffaf demokratik bir Türkiye istiyorsak geçmişin yargılanması lazım. 12 Eylül'ü yapanların darbe yapmak zorunda kaldıklarını kabul edelim. Peki Diyarbakır Cezaevi'nde 35 gencin işkence ile öldürülmesine gerek var mıydı? Diyarbakır zindanında Mamak'ta işkence yapanlar bunu yapmak zorunda mıydı? Diyarbakır'da işkence yapan Esat Oktay Yıldıran'a Kenan Evren'in altın kol saati gönderme mecburiyeti var mıydı? Bunların halkın gözü önünde sergilenmeye ihtiyaç vardır. Biz kimsenin yargılanmasını çok önemsemiyoruz. Gerçeğin ortaya çıkmasının peşindeyiz. Ancak o zaman demokrasi gelir."

Çözüm tartışmalarını da değerlendiren ve bunun önemli bir fırsat olduğunu belirten Türk, bunun içinde Kürtlerin taleplerinin ortaklaşmasını örnek gösterdi. "Demokratik siyasetin önü kapandığı zaman Kürtler kendini demokrasi içinde ifade edemediği dönemde Kürtler kendilerini silahla ifade etmeye başladı" diyen ve "Bugün Kürtler sorunların şiddetle çözülemeyeceğini söylüyor ve demokratik bir çözüm için çaba gösteriyor" tespitinde bulunan Türk, konuşmasına şöyle devam etti:

KÜRTLER ÇÖZÜM PROJESİNİ ORTAYA ÇIKARDI

"Kürtler bugün PKK'siyle DTP'siyle halkıyla ortak bir çözüm projesini ortaya çıkardığını görüyoruz. Bu çok önemli ve mutlaka değerlendirmelidir. Talepler Türkiye'nin bütünlüğü içinde dile getirilen talepler mazumesidir. Türkiye'nin demokratikleşmesine hizmet edecek bir çözüm modelidir. Türkiye'nin daha güçlü hale getirecek bir projedir. Bu demokratik özerklik sadece Kürt coğrafyasında uygulanmasını istediğimiz bir proje değildir. Bütün Türkiye'de uygulanmasını istiyoruz. Anadil eğitimi bir ihtiyaç mı? Yerel yönetimler ve meclisler bunu tartışacak karar verecek. Ekonomik kaynakların aktarımı ve kullanımı konusunda söz ve karar sahibi olacak. Bu Türkiye'nin hızlı gelişmesini ve değişmesini beraberinde getirecek, Çağdaş dünya ile buluşmasını kolaylaştıracak, Ortadoğu coğrafyasında da saygın bir konuma getirecektir."

BAŞARABİLİRİZ

Türk herkesin çözümün gelişmesi için üzerine düşeni yapması çağrısında bulunarak, herkes üzerine düşeni yerine getirdiği zaman, Kürt sorununda çözümsüzlük dayatanların zorlanacağına da vurgu yaptı. Sol hareketi de sorun karşısında tavrından dolayı eleştiren Türk, "Cezayir'deki savaş Fransız devrimcilerin karşı duruşu olmasaydı uzun sürerdi. Beyaz azınlığın egemen olduğu Güney Afrika'da yazarlar aydınlar yaşanan süreci dünyaya yansıtmasaydı süreç uzayabilirdi. Bir halkın talebi ve kararlılığı varsa mutlaka o gerçekleşecek. Ama bu acılı sürecin sona ermesi konusunda hepimize sorumluluklar düşüyor. Başarabiliriz. Yeter ki isteyelim. Türkiye nüfusunun yüzde 20'si işsiz, yüzde 20'si yoksul ama sol ve sosyalistler bunu kucaklayacak noktada değil. Dar tartışmalar halkın güvenini sarsmış. Temel meseleler üzerinde birleşme bütünleşme üzerinde bir zemin varken küskünler ayrılmalar halkla bütünleşme önünü kapatıyor" şeklinde konuştu.
Kaynak : ANF
Bu haber toplam 8117 defa okundu.
HABER YORUMLARI
Bu içeriğe kayıtlı yorum bulunamadı...
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
Diğer Yorumlar :  
Kategorideki Diğer Haberler
 
.
      HAKKARİ MEDYA TV

.
Yazar
.
.
.
NÖBETÇİ ECZANELER
.
      
.
ÇOK OKUNANLAR
Çok Okunanlar
.
.
LİNKLER
 
 
       
 
 
.
SON YORUMLAR
En Çok Yorumlananlar
.
ANKET
Hakkari'de Düğünler Bir Gün Olsunmu?
Sizce Aragones İstifa Etmeli mi? anketi
.
      KOMİK VİDEOLAR

.

.
.

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz, kullanılamaz. Copyright © 2008 hakkarimedya.com
yenipolatli.com    www.yenipolatli.com