

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ergenekon soruşturmasında son yaşanan dalganın Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Türkan Saylan ve Başkent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Haberal’a uzanmasına sert çıktı. Baykal, “Bu bir terördür, bir AKP darbesidir. Daha da acısı bir savcılık darbesidir” dedi.
Baykal, dün partisinin grup toplantısında şöyle konuştu:
BU AKP DARBESİDİR: Çok acı ve karanlık bir tablo. Planlayan, uygulayan ve seyirci kalanlar tarihteki sorumluluklarını üstlenmişlerdir. Hiç kuşku yok ki bu bir terördür. Hiç kuşku yok ki bu bir darbedir. Daha açık söylersem elbette bir siyasi darbedir, AKP darbesidir, daha da acısı bu bir savcılık darbesidir.
NE İLGİSİ VAR?: Bu süreçte zaman zaman ‘silahlar bulundu, Güneydoğu’da kuyular ortaya çıktı’... Elbette bunlara bakılsın. Ama bilinmelidir ki olay bu değil. Türkan Saylan’ın bunlarla ne ilgisi var Allah aşkına! Artık herkesin kendisine göre bir Ergenekon’u var.
Herkes kendi hesabına göre, konuyu götürmeye çalışıyor ve böylece Ergenekon bir korku sembolü haline getiriliyor, Ergenekon çimentosu beyinlere akıtılıyor. Gerçekleri bildiği halde pek çok kişi ses çıkarmıyor, ‘Canım bunları biliyoruz, Türkan Hanım olmasın ama diğerlerini al götür’ demeye getiriyorlar. Ayıptır ayıp, işin özü, işin esası yanlıştır.
ÇAĞDAŞ EĞİTİM PROJESİNİ SİNDİREMİYORSUNUZ?: Sağlık sorunları olmasa herhalde diğer şube başkanları gibi Türkan Hanım da alıp götürülecekti. Türkan Hanım 29 bin öğrenciye burs veriyor, 36 bin genç kızı okula kazandırıyor. İnsanın aklına geliyor, niçin böyle birisini alıyorsun? Kendisini çağdaş eğitime adamış bir insan. Çağdaş eğitim projesini mi içinize sindiremiyorsunuz, bunu mu engellemeye çalışıyorsunuz?
‘İddianame değil, ithamname’
HABERAL BİR AYDIN: Olayın resmi bilgi ile aydınlatılmış tarafı yok. Örneğin, Mehmet Haberal niçin alındı, suçu ne hiçbirimiz bilmiyoruz, o da, avukatı da bilmiyor. Haberal, çok iyi yetişmiş, verimli, üniversite kurmuş, organ naklini kurumsallaştırmış, binlerce aileden hayır duası alan, yüzlerce öğrenci yetiştirmiş bir aydın.
Daha ben Maliye Bakanı iken, 1974’te gecenin 2’sinde inen uçaklardan böbrek beklediğini ve koştura koştura ameliyata gittiğini görmüştüm.
Niçin alınıyor? Terör örgütü kurmuş, Anayasa’yı çığırından çıkaracakmış. Bu kadar hakşinaslıktan uzak bir tavır olur mu?
GİZLİ TANIK: İddianame ayrıdır, ithamname ayrıdır. PKK davasında 105 günde iddianame hazırlandı. 240 günde yargılama bitti. Burada daha iddianame bitirilemedi. Haham’la (Tuncay Güney) birlikte gizli tanığın iddiaları kanıtlanmaya çalışılıyor.
Peki, kim bu gizli tanık? Ablasını öldürmekten mahkûm olmuş, nüfus cüzdanında sahtekârlık yapmış, öz yeğenini satmış, Danıştay saldırısı ve Cumhuriyet gazetesi bombalanması olaylarında 2 kez müebbet hapis almış, Danıştay davası sürecinde Atatürk’e küfür niteliğinde çok ağır sözler söylemiş; şimdi Ergenekon’un en önemli dayanaklarından birisi.
Akıl o kadar kendinden geçti mi, vicdan, sorumluluk, sağduyu diye bir şey kalmadı mı bu toplumda?
Operasyon 31 Mart’ın yıldönümünde yapıldı
Gözden kaçan bir ayrıntı daha var. Operasyonlar 13 Nisan’da yapıldı. 13 Nisan eski tarihle 31 Mart’a karşılık geliyor. Yani 100 yıl önceki olayların yıldönümüne. Operasyonu yapanlar, acaba tarihi bir rövanş duygusu içinde miydiler bilmiyorum.
Eğer böyle değilse tarih Türkiye ile çok ciddi bir ironi ilişkisi içine girmiştir. Aynı zamanda tarih Türkiye’ye çok anlamlı bir uyarı yapmıştır.
| Diğer Yorumlar : |
|
|